İçeriğe geç
  • Talking to Myself

    5 Ekim 2026
    Buğra Dönmez

    This place is great. Really comfortable.
    I’m just going to get settled in.
    Time to move on. Get on with my life…
    Yes, absolutely.

    No, like I said, it was a long time ago.
    Let it go, seriously…

    Definitely more my style than Kütahya or Mersin, I guess.
    No, if I’m honest, I just got kind of bored of boozing.
    I mean, once in a while, but not all the time.

    You’re right. It wasn’t doing me any favors.
    Maybe I had lost my self-respect, but it’s back.
    I’m excited. Really.
    I really needed a new start.

    I think you’re right.
    I think I am going to like it here.
    It’s certainly… It’s certainly ain’t Bursa.
    It’s my new life. Just like you said.

    Listen, if you think I can still do a job, what have I got to lose?
    Apart from the weight.
    Very funny. Ha ha.
    Yes, that is a fake laugh, you jerk…

    Talking to Myself ile ilgili yorum yok
  • Seni Seyrederdim

    9 Eylül 2026
    Özdemir Asaf

    Saçların uçuşurdu rüzgârdan.
    Yanından seni seyrederdim.
    Güneş yakardı, deniz yanardı..
    Sen konuşurdun, dinlerdim.

    Gülerdin..
    Susardın, düşünürdün.
    Benimle el – ele yürürdün..
    Yol biterdi.

    Görmezdim seni..
    Zaman yıl yıl geçerdi.
    Uzaktan, çok uzaklardan
    Seni seyrederdim.

    Seni Seyrederdim ile ilgili yorum yok
  • Kırmızı Bir Gül

    26 Temmuz 2025
    Buğra Dönmez

    Sana bugün bir gül yolluyorum.
    Seninle yeniden doğsun diye.

    Sana dalından kopartılmış bir gül yolluyorum.
    Bir gün dalında öleceğine, ellerinde ölsün diye.

    Sana üşümüş bir gül yolluyorum.
    Sımsıcak ellerinle ısıt diye.

    Sana yalnız bir gül yolluyorum.
    Artık yalnız olmasın diye.

    Sana kırmızı bir gül yolluyorum.
    Bedeninin ötesine dokunabilsin diye.

    Demetle değil! Sadece bir tane gül yolluyorum.
    Özel olsun diye.

    Biliyor musun?
    En sevdiğim çiçeği yolluyorum sana!
    Biraz sana… biraz da bana benziyor diye.

    Kırmızı Bir Gül ile ilgili yorum yok
  • Doyulur mu?

    12 Haziran 2025
    Buğra Dönmez, Neşet Ertaş

    Tatlı dile güler yüze doyulur mu?
    Aşk ile bakan göze doyulur mu?

    Canâna kıyılır mı?
    Canâna kıyanlar, Hakk’ın kulu sayılır mı?

    Yârin saçı dökülse yüze, içkiyi sunsa bize,
    Dudakları içkime mezedir, doyulur mu?

    Hem bahara, hem yaza, yârin ettikleri naza,
    Yâr aşkına yazılan mısraya doyulur mu?

    Garibim geldik gitmeye, muhabbetimiz bitmeye,
    Yâr ile sohbet etmeye doyulur mu?

    Doyulur mu? ile ilgili yorum yok
  • Başlangıç

    17 Ağustos 2024
    Buğra Dönmez

    Bir gün öleceğim, son kez soruları cevaplayacak, son kez hesap vereceğim.
    Bir gün öleceğim, kim kime ne yapmış dinlemek zorunda olmayacağım.
    Bir gün öleceğim, konuşmak istemediğimde konuşmayacağım.
    Bir gün öleceğim, sorumluluğum kalmayacak.
    Bir gün öleceğim, kaçmak zorunda kalmayacağım.
    Bir gün öleceğim, kavga etmeme gerek kalmayacak.
    Bir gün öleceğim, adaletim benimle kalacak.
    Bir gün öleceğim, özgürlüğüm daim olacak.
    Bir gün öleceğim, dilediğimi yiyip, içeceğim.
    Bir gün öleceğim, hayvanlarla konuşacağım.
    Bir gün öleceğim, korkum kalmayacak.
    Bir gün öleceğim, düşünmeme gerek kalmayacak.
    Bir gün öleceğim, ağlamak için neden kalmayacak.
    Bir gün öleceğim, hiç küfür etmek istemeyeceğim.
    Bir gün öleceğim, kimseyi incitmeyeceğim.
    Bir gün öleceğim, ne hissedeceğime ben karar vereceğim.
    Bir gün öleceğim, yavaşça unutulacağım.
    Bir gün öleceğim, onlar bakınca sadece taş ve toprak görecekler.
    Bir gün öleceğim, kimi boşa üzülecek, kimi boşa sevinecek, ama çoğu boşa olduğunu henüz bilmeyecek.
    Bir gün öleceğim, belki yanımdan geçecekler ama beni görmeyecek ve rahatsız etmeyecekler.
    Bir gün öleceğim, hep çiçek kokan, tanrının rüzgarıyla başını okşadığı bir tepede kendime ait bahçeli bir evim olacak.

    En önemlisi de ne biliyor musun?
    Bir gün öleceğim ve sonsuza dek yanımda sadece sen olacaksın.
    Sen yanımda olduğunu bilmeyeceksin, ben ise onun sen olmadığını bilmeyeceğim.

    Ben seni özlemeye pes ettim, ben ölümü özlüyorum aslında…

    Başlangıç ile ilgili yorum yok
  • Annem

    4 Ağustos 2024
    Buğra Dönmez

    Sanıyorlar sadece bir ana,
    Bakan görmez, duyan anlamaz,
    Ne olduğu gerçek bir muamma…

    Bilirsen içini anlarsın belki,
    Kalkanı sırtında, mızrağı kolunda,
    O bir savaşçı, kimse duramaz yolunda!.

    Birikmiş acısı, birikmiş gözyaşı,
    Onun gizli savaş narası!.
    Sakın sataşma yavrusuna,
    Takar kafanı mızrağına…

    Çiçek aldım anne sana,
    Dinlen, bırak artık mızrağını kenara…

    Annem ile ilgili 1 yorum
  • Simple Blues I

    28 Nisan 2024
    Buğra Dönmez
    Simple Blues I ile ilgili 1 yorum
  • Belki Birimiz Öleceğiz

    2 Nisan 2024
    Nazım Hikmet

    Asla beraber olamayacağız.
    Aynı evi, aynı teni paylaşamayacağız.
    Aynı masada oturmayacağız.
    Hatta aynı şehirde bile oturmayacağız.

    Belki bir gün son kez görüşeceğiz, ikimiz de bunun son olduğundan habersiz.
    Son kez el ele gezeceğiz, belki de son kez söyleyeceğiz birbirimizi sevdiğimizi.

    Yine beraber planlar yapıp, tutamayacağımız
    Son sözleri vereceğiz birbirimize.
    Ve elbette yollarımız yine ayrılacak bir gün.

    Sonra aramıza şehirler girecek,
    Hiç karşılaşmayacağız.
    Tesadüfler bile bir araya getiremeyecek.
    Sonra da belki birimiz öleceğiz, diğerimiz hiç bilmeyecek.

    Belki Birimiz Öleceğiz ile ilgili 2 yorum
  • Papatya

    4 Şubat 2024
    Buğra Dönmez

    Gece yürürken seviştiğimiz tarlada,
    Bir papatya gördüm otların arasında.

    Sana benzettim onu.
    Çiçeğini, ince sarı saçlarına.
    Yapraklarını bembeyaz tenine, ay ışığında.

    Eğildim, koparıp eve götürmek istedim.
    Kıyamadım, bende uzandım yanına.

    Dokundum.
    Öpmek istedim, korktum.
    Ya zarar gelirse yapraklarına?

    Anlattım.
    Dinledi biliyor musun? 
    O da sen gibi çok sessizdi.

    Sustum.
    Bir papatyaya baktım… bir de aya.

    Hatırlarsan, şafak sökmeden ayrılmıştık oradan.
    Bu kez, güneş yapraklarını ısıtana kadar, ayrılmadım yanından.

    Papatya ile ilgili 2 yorum
  • Her zaman ki gibi…

    28 Ocak 2024
    Buğra Dönmez

    Boğuk ve yağmurlu bir gündü. Sokakta ne insan vardı ne de gürültü. Sadece yürüyüşüm ve yağmurun şapırtısı. Eski bir iş hanının giriş katındaki çay ocağına sığındım. Dükkanda sadece iki adam vardı. Bardakları dizmekte olan bir çaycı ve eskimiş çift kişilik koltukta oturan bir amca. Çay söyledim. Ahşap küçük tabureler gözüme rahatsız göründüler. Koltuğa oturmak istedim. Amcanın yanına gittim.

    -Oturabilir miyim?

    Bir şey demedi, sağa kaykıldı. Oturdum, çayım geldi. Şeker istemedim. Bir yudum aldım. Amcaya baktım bıyıkları sarıydı. Sigara içiyor demek ki, rahatsız olmaz diye düşündüm ve sigara yaktım. Biraz sonra konuştu.

    -Hasta mısın?
    -Yok, değilim.
    -O zaman bi derdin var.
    -Yok amca, sadece biraz yorgun hissediyorum.
    -Kaç yaşındasın?
    -Otuz.
    -Genç adamsın, taşı sıksan suyunu çıkartman lazım. Bu yaşta ne yorgunluğu?

    Biraz sert söyledi. Haddini aştığını düşündüm, kızdım. Bir süre konuşmadım. Sigarama asıldım. Çayımdan iki yudum daha aldım. Ardından, belki de kötü niyetle söylemedi diye düşündüm ve cevap verdim.

    -Sadece ruhum yorgun.

    Çaycı bana baktı.

    -Bişey mi istedin abi?
    -Yok hocam.

    İşine döndü.

    Sağıma baktım amca falan yoktu. Bir an afalladım. Şaşkınlıkla çaycıya baktım. Görmedi, hala bardakları diziyordu. İçimden, neyse siktir et dedim.

    Her zaman ki gibi…

    Her zaman ki gibi… ile ilgili yorum yok
1 2
Sonraki Sayfa
  • E-posta
  • Instagram
  • LinkedIn
  • GitHub
  • YouTube

Kendine Sanatçı

Kendine Sanatçı

Kendine yetecek kadar çalıp söyleyen, yazıp çizen bir adam.

Ben Kimim?
Yorumlar Yükleniyor...
  • Abone Ol Abone olunmuş
    Kendine Sanatçı

    WordPress.com hesabınız var mı? Hemen oturum açın.

  • Kendine Sanatçı
    Siteyi Okuyucu'da görüntüle
    Abonelikleri YönetKaydolunGiriş
    Bu içeriği rapor et
    Bu şeridi gizle